Ömer Tuğrul İNANÇER ile TRT2’de Her Şey Hakkında programında yapılan Hz. Mevlana üzerime sohbetten alabildiğim notlarımı dikkatinize sunuyorum. Notlardaki eksik ve hatalar var ise bana aittir, peşinen Üstadımdan affımı talep ediyorum.

 

Kişinin eksiğini tamamlayacak olan aşktır.

 

Veli toprak altına girmekle tasarrufu kesilmez. İrşadla tasarrufu karıştırmamak lazım.

 

Toprak hangi tohumu aldı da can vermedi. Sevgi ekersek sevgi biçeriz. Doğruluk ekersek doğruluk biçeriz. Kin ekersek kin biçeriz.

 

Herkes benlik peşinde. Bizim  evde buluşmak istemiyoruz, bize gelin ama ben reis olayım. Benliğin terbiyesi tasavvufla olur.

 

Rabbin kim, peygamberin kim, dinin ne diye soracaklar. Cinsiyetin ne diye sormayacaklar. Milliyetin diye sormayacaklar.

 

Malum-u âliniz yumurtadan anlamak için yumurtlamak gerekmez.

 

Tercümeler üzerine hüküm bina etmesin kimse. Bir kitabın tercümesi, tercümanın algıladıklarından ibarettir. Şeyh Galip tercüme mesnevi şerh okumayı yasaklamıştır.

 

Mesnevi şerif bir tarikat kitabı değildir, bir insanlık kitabıdır. Bir kişi TC anayasasını okusa Türk hukuk sistemini anlayayım dese olmaz. Bir hukuk öğrencisi bile dilekçe yazmayı stajda öğrenir.

 

İslamsız, kur’ansız, peygambersiz Mevlana düşünülebilir mi?

 

Feylesof meselesinde söylenecek;

 

'Ben Kuran'ın sadık kölesiyim, Hz.Muhammed'in ayağının tozuyum. Benim hakkımda bundan başka söz söyleyen olursa söyleyenden de sözden de şikayetçiyim''

 

Tek bir cevabı var, cehalet...

 

Eğer düşünürlerse, 1925 öncesinde bir dergahta bir ayin haftanın bir günü en uzunu 3 saat sürer. Haftanın o günün o 3 saati ile, diğer 7 günün saatlerinde ne yapıyorlar öğrenirlerse mevleviliği öğrenirler.

 

Hz. Mevlana ne olursan ol gel dedi mi?

 

Bu sözler mevlanaya ait değildir. Bu konuları son devirde Şefik Can en iyi şekilde açıklamıştır.

 

Tasavvuf öğretisinde islam algılaması;

 

İslam şarhoşun düşmanı değildir, şarhoşluğun düşmanıdır. Hırsızın düşmanı değildir, hırsızlığın düşmanıdır. Hırsız tevbe eder kardeşimiz olur.

 

Come İngilizce’de, gel demek. Return ise, u dönüşü yap gel demektir. Tercümeler üzerine yorum yapma hastalığımız sebebi ile afedersiniz ne olursan ol pisliğinle gel burayı da kokut demek değildir, ümidsizliğe düşmeden gel ama geri dönmemek üzere gel demektir.

 

Etiketler : mevlana,aşk,tasavvuf,ömer tuğrul inançer

Kalbin Sesi

19/12/2009

İzmir’deki yıllarımda tanıştığım Hikmet ve Muhittin kardeşlerden Muhittin’in yıllardır zor şartlarda hazırladığı web sayfasını bilginize sunuyorum. Kendilerinin uzun yıllardır çektikleri kas erimesi hastalığına rağmen fedakar anneleri Ayşe Teyzemin gayret ve sabrına hayranım ve duacıyım. İman, ahlak ve güzelliklerle dolu bir aile...

 

www.kalbinsesi.com


Etiketler : kalbinsesi,izmir

1431. Hicri Yıl

16/12/2009

"Muharrem Nureddin COŞAN'ın 13 Safer 1427 YAD Konuşmasının bir kısmından günün önemine binaen alıntı." 

Bu vesile ile hicri yeni yılınız hayırlı ve mübarek olsun.

 

                                                        *****

 

Bugün 13 Mart 2006 diye sözün başında bahsetmiştim.

Bugün ayrıca ve daha önemlisi 13 Safer 1427.

13 Safer 1427 ne demek?

Hicri Takvim ne demek?

Hattâ takvim ne demek?

Bu konulardan biraz bahsederek bilgilerinizi tazelemek istiyorum.

Takvim, zamanı günlere, aylara, yıllara bölme metodudur.

İnsanlar zamanı ölçerken, ölçü aracı olarak güneşi ve ayı kullanmışlardır.

Güneşi kullananlar, dünyanın güneş etrafındaki bir tam dönüşünü esas almışlardır.

365 gün 6 saat.

Bu şekilde oluşturulan takvimlere ''güneş takvimi” diyoruz.

Ay'ı kullananlar ise ayın dünya etrafında 12 kez dönmesini, 12 x 29.5 = 354 günü esas almışlardır. Bu şekilde oluşturulan takvimlere “ay takvimi” diyoruz.

İlk güneş takvimini Mısırlılar, ay takvimini ise Sümerler oluşturmuşlardır.

Her toplum kendi takvimini oluştururken, kendileri için önemli saydıkları bir günü başlangıç olarak almışlardır. Romalılar, Roma’nın kuruluşunu, Hıristiyanlar, Hz. İsa (a.s.)’ın doğumunu tarih başlangıcı olarak kabul etmişlerdir.

Hz. İsâ'nın doğumunu tarih başlangıcı olarak kabul eden Milâdî Takvim, temeli Mısırlılar’dan gelen, güneş hareketlerini esâs alan takvimdir, İyon ve Yunanlılar kanalıyla Batı’ya aktarılmıştır. Romalılar, Sezar zamanında, "Jülyen Takvimi" olarak düzenlemiş ve kullanmıştır.

Yeni çağda Papa XII. Gregor tarafından düzenlenerek "Gregoryen Takvimi” olarak anılmıştır.

Gregoryen Takvimi, 1926 yılından itibaren Türkiye'de kullanılmaya başlayan ve Batı dünyasında en yaygın kullanılan takvimdir.

'Artık-yıl' hesaplamasındaki ufak bir fark dışında Jülyen Takvimi ile aynıdır. Jülyen takvimi 'artık-yıl' hesaplamasında, her 128 yılda bir günlük kayma oluşturduğundan Gregoryen Takvimi kullanımına 16. yüzyıldan itibaren geçilmiştir.

Yani bugün kullandığımız, Miladi Takvim diye bildiğimiz, 13 Mart 2006 gününü yaşadığımız takvim, Gregoryen Takvimi diye anılıyor. Eski Mısırlılar’dan gelme bir takvim. Batı dünyası 16. yüzyıldan itibaren Jülyen Takvimi’ni biraz değiştirerek kullanmaya başlamış. Jülyen Takvimi ile bunun arasındaki fark, artık-yıl hesaplamasında her 128 yılda bir günlük kayma oluşuyor, Jülyen Takvimi’nde…

Papa XII. Gregor tarafından bu değiştirilmiş, 16. yüzyıldan itibaren Gregoryen Takvimi olarak Miladi Takvim kullanımı Batı dünyasında devam etmiştir. Biz de 1926 yılındaki kanun değişikliğiyle bu takvimi kabul edip bu takvimi uyguluyoruz, Türkiye olarak.

Hicrî takvim ise Ay’ın hareketlerine göre zamanı hesaplayan ve 622 milâdi yılında, Server-i Ser Efendimiz (s.a.s.)'in Medîne’ye hicretini târihin başlangıcı olarak kabul eden takvimdir.

Kur'ân-ı Kerim, mesajının tamamını ay takvimi esâsına göre indirmiştir. Hicri Takvim ay takvimidir. Kur’an-ı Kerim’in içindeki açıklamalar Hicri Takvim düzenine göre, aylara göre düzenlenmiştir. Biz, içinden aldığımız bilgileri, uygulamaları ay takvimine göre yapıyoruz. Mesela, içinde bin aydan hayırlı bir gece olan, Kur'ân-ı Kerîm'in de indirilişinin tamamlandığı gece, yine ay hareketlerine göre hesaplanmıştır, Miladi Takvime göre hesaplanmamıştır. Ramazan ayının son 10 gününde aranması Peygamber Efendimiz tarafından bize tavsiye edilmiştir.

Haccın ne zaman başlayacağı, temel ibadetlerimizden orucun ne zaman başlayacağı, hangi gece veya gündüzlerin diğer gecelerden üstün olduğu veya feyiz ve bereket açısından daha önemli olduğu hep Hicrî Takvim esâsına göre belirlenmiştir.

Her ayın “eyyamı bîyd” denilen 13,14,15’i Hicri Takvime göre hesaplanır, Miladi Takvime göre değil. O günlerde oruç tutmak çok sevaplıdır.

Ramazan ayının başlangıcı Hicri Takvime göre hesaplanır, Miladi Takvim’de yoktur. Her sene değişir.

Haccın başlangıcı Zilhicce ayı yine Miladi Takvim’de yoktur. Hicri Takvime göre hesaplanır. Bütün Kur’an-ı Kerim mesajları Hicri Takvime göre düzenlenmiştir.

Dolayısıyla ben bu bilgiler ışığında, sevdiğimiz insanların, doğum yıldönümlerinin Hicrî Takvime göre idrâk edip kutlamanın ve dualarımızı, hediyelerimizi o günlerde arttırmanın doğruluğuna kanâat getirdim.

Babamın doğum yıldönümü Hicrî Takvim’e göre 13 Safer 1357 Perşembe günüdür. Babamın doğum günü 14 Nisan 1938 Miladi Takvim, karşılığı Hicri Takvim’de 13 Safer 1357 Perşembe gününe denk gelmektedir. 13 Safer bu yıla mahsus olarak 13 Mart gününe denk gelmiştir. Bu durum her sene değişecek ve Milâdî Takvime göre, bir sonraki yıl 11 gün geriye gelecektir. Yani, önümüzdeki sene 13 Mart’ta babamın doğumunun üzerinden 11 gün geçmiş olacak.

Bizler inşallah bundan sonra, sevdiklerimizin Hicrî Takvim’e göre doğumlarını ve önemli tarihlerini belirleyecek ve Hicri Takvim’e göre törenlerimizi düzenleyeceğiz.

Etiketler : hicri yıl,1430,nureddin coşan

Tevafuk

15/12/2009

 

Rüya aleminde secde eder iken birden uyandım. Rahmetli Hocamın (Prof. Dr. Es’ad COŞAN) gece  Akra’da yayınlanan sohbetinin konusu da secde idi. Kulun Allah’a en yakın olduğu anının secde olduğundan bahsetti.  Vardır bir hikmeti bu tevafukun...

 


 

Etiketler : secde,esad coşan,tevafuk

Kul

10/12/2009

Kula bela gelmez, Hak yazmadıkça
Hak bela vermez, kul azmadıkça
Hak kulundan intikamı kul eliyle alır
İlmi Hak’kı bilmeyenler, onu kul yaptı sanır
Cümle eşya Hâlık’ındır, kul eliyle işlenir
Emr-i bari olmadıkça, sanma bir çöp deprenir


Etiketler : kul,bela,hak,halık